|
Uçuş Korkusu
|
|
1.
Uçuş Korkusu Nedir?
Uçuş korkusu psikopatolojide fobi olarak adlandırdığımız ve
gerçekte temelinde kaygı bozukluğunun bulunduğu, psikolojik ve
bedensel yakınmalarla ortaya çıkan özel bir fobiye verilen addır.
Günümüzde teknolojinin gelişme hızına ayak uydurma zorunluluğu
ve gidilecek mesafeye doğru orantılı olarak, insanlar daha sıkça
hava yolunu tercih etmek zorunda kalmakta ve uçuş korkusu daha çok
yaşanan bir fobi olarak gündeme gelmektedir.
Doğal olarak insanoğlunun ulaşım repertuarından hava yolunu çıkarabilseydik
bu korku ortadan kalkacaktı, ama bu bireyler, bu korkunun
fonksiyonunu(bu korku bir işe yaramaktadır) yerine getirecek başka
bir korkuya anksiyetelerini (kaygılarını) bağlayacaklar ve başka
bir fobiye sahip olacaklardı. Bu korku doğal olarak tek başına
bir korku olarak incelenmelidir. Genel olarak fobilere sahip olan
bireyler, kontrolü kaybetme korkularını içlerinde barındıran
bireylerdir. Uçuş korkusu olan 40 yaşlarında bir iş adamı
kendi otosu ile son derece yüksek hızlarda gitmekte ama uçaktan
korkmaktadır. Kendi açıklaması: "Arabamda kontrol
bende" şeklinde olmaktadır. Uçuş korkusu olan bireylerin
bir çoğu obsesif özellikler sergilemektedirler ve kendi çevrelerindeki
herşeyi ince eleyip sık dokumakta , aşırı titiz davranmakta,
kurallara aşırı bağlı olmakta ve yaptıkları herşeyi iyi ve
doğru yapmaya çalışmaktadırlar. Bu kişiler kaygılı anne
babalarının çocuklarıdır, ve ya fiziksel yada psikolojik şiddete
maruz kalarak öfke duygusu geliştirmiş olabilirler ve bunun
sonucu cezalandırılma korkuları ve suçluluk duyguları yaşamışlar
ya da fiziksel şiddet olmasa da aşırı koruyucu ve engelleyici,
kuralcı anne babalar tarafından yetiştirilmişlerdir. Kısaca bu
bireyler içlerinde onları kaygılandıran ve geçmişleri ile
ilgili olan çatışmaları uçuş eylemine yansıtmaktadırlar. Bütün
bunların dışında ölüm korkusunun da bu noktada önemli olduğu
ve bireyden bireye başedilmesinin faklılılar gösterdiğinin
bilinmesi gereklidir. Ölüm korkusu var oluşumuz ile yakından
ilgilidir ve bu korkunun yaşanması bireyden bireye farklılık gösterir.
Bu anlamı ile uçuş korkusunda ki, yer alışıda her bireyde
farklı farklı olur.
Bu bireyler kaygı hissederler, kalp çarpıntıları, miğde
bulanmaları, bacaklarda ve bazen tüm vücutta titremeler,
huzusuzluk, iç sıkıntısı, düşünde akışında yavaşlama, el
ve ayakta üşüme ve uyuşmalar yaşayabilirler. Kaygı direk
olarak yaşanabildiği gibi bedensel yakınmalar olarak da ortaya çıkabilir.
Zaman zaman hiç uçuş korkusu yaşamayan bir bireyin bir anda
korkuya kapıldığına tanık olunur. Bu durumdaki bireylerin o günlerde
yaşamakta oldukları sorunlara bakılması gereklidir. Bu bireyler
çoğunlukla kaygı yaratan önemli yaşam olayları ile yüzyüze
gelmişlerdir ve bunları bastırmaya çalışmaktadırlar; bu
nedenle bu korkuları uçma eylemine yönlendirirler. Uçakta aşırı
içki ve yemek tüketimi de bu korkunun belirtilerindendir.
Temel olarak grup psikoterapisi ve bireysel psikoterapi içinde
tedavi edilirler. Psikodrama bunu için bir tedavi yöntemi olarak
başarılıdır. Günümüzde davranışçı yöntemlerle de uçuş
korkusu tedavi edilmektedir.Bu yöntem bireysel olarak ve grup içinde
uygulanabilmektedir. Kişinin kaygıyı tanıması, kaygının
temelinde yatan gerçek çatışmalarının farkına varması ve
bunları çözümlemesi uçuş korkusunu tedavi etmektedir. Sıfır
kaygı düzeyine ulaşmak hedeflenmez; kaygı hayatımızda dozu
yeteri kadar olmak kaydıyla yararlıdır. Davranışçı yöntemde
kişini kaygı veren düşüncelerinin değişmesi sağlanarak
duygusunun değişmesi hedeflenmektedir. |
|
Geleneksel
Tiyatroda Psikodrama | Yaratıcılık,
Spontanite ve Ruh Sağlığı
| Eş
ve Aile Tedavilerinde Psikodrama |