|
Ergenlik Dönemi Çatışmalar
ve Çözümler
|
|
Sayın
veliler Ergenlik
dönemi bir kriz dönemi olarak nitelendirilmektedir. Bazı araştırmalar
bunun doğru olmadığını gosterselerde bu döneme özgü sorunların
yaşandığı gözlenmektedir. Bu günkü konuşmada bu dönem neyi
temsil etmektedir ve ne tür sorunlarla yüzleşmek zorunda kalmaktayız,
hatalı ana-baba tutumları nelerdir, ve sorunları çözmde bizene
yadım eder bu konular üzerinde duracağım. Söyleşi sırasında
konuşmamı bitirmemi beklemeden sorular yöneltmenizi ve anlaşılmayan
noktaları iletmenizi tecih ederim. Size
klasik psikanalitik modelden sözetmeyeceğim. Daha çok ROL Kuramından
söz edeceğim. Çocuğun ilk önemli öğrenme dönemi 0-5 yaş arasındaki
dönemdir. Bu dönemde çocuk anne ile iletişiminde “birlikte
olma” “birlikte hissetme” ve “birlikte yapma deneyimlerini yaşar.
Eğer bu dönem sağlıklı olarak geçirilememiş se ergenlik döneminde
de ortaya çıkabilecek olan sorunların temeli atılmaya başlanmış
olacaktır. Cesaret bizi ilerlemeye ve sağlıklı olmaya iter, kaygı
ise gerilemeye ve sağlıksızlığa yönlendirir.bu noktada ana baba
rollerini önemi ortaya çıkar ve ergen ya yeni kimliğini kazanma sürecinde
ki burada sözünü ettiğimiz öncelikle cinsel kimliktir cesaret ile
ve ailesini desteği ile gelişimini tamamlar yada kaygı nedeni ile
nevrotik davranışlar sergileyerek aileyi karşısına alır, yanlızlık
yaşar, sorunlarını paylaşamaz ve bir çok önemli şeyden en son
anne babanın haberi olur. Bu tür sorunlu çocukların çoğu zaman aşırı
koruyucu, engelleyici, yasaklayıcı anneleri ki bu anneler kendi
hayatlarındaki olmayan anne baba figürlerini kompanse etmektedirler
ve toleranssız, mükemmelliyetçi ve çocukların problemlerine
yeteri kada ilgi göstermeyen babalarının oldukları dikkat çekicidir.
Bu anne babaların tutumları içe dönük, yanlızlık çeken kişilik
yapısının oluşmasına yol açabilir. Eğer anne-baba sorunlara karşı
ilgisiz ve zorlayıcı ise ve anne baba arasında çatışma varsa bu
ana babaların çocukları da agresif ve antisosyal davranışlar
sergileyebilirler. Bir başka grup anne baba ise tutulmayan sözler
veren, sevgiyi ve güven dugusunu pek az yaşatan yada çocuklarının
bunları zaten bildikleri var sayan gruptur. Bu anne babaların çocukları
çevre ile sağlıksız ilişkiler kurarlar ve çatişmalıdırlar. Ön
ergenlik dönemi bir bocalama dönemidir.( Kavga eden kız ve erkek çocuklar
örnegi ) Kız çocuklar anneden erkek çocuklar ise baba dan ilk
cinsel rollerini almışlardır ve şimdi bunları uygulamaya koymak
üzeredirler. Bunun dışında bir birey olarak kabül görmek onlar için
önemli olmaya başlamaktadır. Anne babalar ise çifte standartlarını
sürdürmektedirler. İşlerine geldiğinde sen daha çocuksun, işlerine
geldiğinde sen artık büyüdün çocuk değilsin demektedirler. Bu
öfkeyi arttırır ve güvensizliği körükler. Bir başka önemli
nokta ise cocuğu engellerken sana güveniyoruz başkalarına güvenmiyoruz
masalıdır. Bazı çocuklar bu nedenle çevreye karşı aşırı güvensiz
ve kaygılı olmakta , bazı çocuklar ise bunu kandırılma olarak
algılayıp anne babaya öfke duymaktadırlar. İletişim gitgide
kopmaktadır. Anne
babalar kendi beklentilerine uygun çocuklar istemekte ve onları sürekli
olarak değiştirmeye çalışmakta ,çocuklar ise buna direnmekte ve
aile ile bir güç savaşına bu dönemde girmeye başlamaktadırlar.
Engellenmeler ergende öfke doğurur. Anne baba ise saygı görmek
ister ve bunca yıllık fedakarlıklarının karşılığının bumu
olduğunu sorarlar. Çatışma büyür. Anne baba rollerini kolay
olmadığı bilinmektedir ama çoğu zaman anne babalar bu rollerinin
dışına çıkarlar ve öğretmen, arkadaş, sırdaş gibi rollerede
bürünmek isterler ve doğal olarak başarısızlıkla karşılaşarak
kendilerini yetersiz hissederler. Bu duygu kendilerini kötü
hissetmelerine yada çocuklarında bir sorun oldğunu düşünmelerine
sebep olur. Halbuki bunların ikiside doğru değildir. Bu
dönemdeki çocuklar tedirgin, güç begenen, çabuk tepki gösteren,
duygularda iniş çıkışlar yaşanır, derslere ilgi azalabilir,
kendisine tanınan hakları yeterli görmemeye başlar. Evdeki
kurallar ona batar. Dağınıklık başlar, yemeğe geç gelir. İlgileri
değişir ve hiçbirzaman sabit kalmaz bu kimlik arayışının bir
parçasıdır ve anne babaların onları maymun iştahlı olarak suçladıklrına
tanık oluruz. Bedeni ile ilgili detaylar onun için son derece önemli
hal gemeye başlar. Gizlilik önemlidir, odasına kapanır ve oraya
girilmesini istemez, oda onun kimliğinin bir parçasıdır ve çoğu
zaman anneler va nadiren babalr buraya tacizde bulunarak önemli bir
hata yaparlar. Ergen öfkelendiği zaman ya pasif olarak yada aktif
olarak tepki verecektir. Ders çalışmayarak öcünü alır ve öfkesini
pasif olarak gösterir yada fevri bir davranışla herkezi kırıp
kendisine bile zarar verebilir. Anne
babasının çelişkilerini yüzlerine vurmaya son derece meraklı
olabilir. Çoğnlukla karşı çıkmak için karşı çıkar, kendi
gücünü sınamakadır. Bu
dönemdeki hızlı cinsel uyanış onu hazırlıksız yakalar ve
bunaltır. Bedensel büyüme değişim hızlanmakta buna karşılık
ruhsal olgunlaşma ise yetersiz kalmaktadır. Deneyim ve rol repertuarı
sınırlıdır henüz, bu da genci kaygılandırır. Toplumda kız çocukları
travmatize eden tutumlar vardır. Adet gören kızın tokatlanması
gibi. Cinsellik ve suçluluk at başı giderler ve çeşitli
problemlere tanık olunur. Bu dönem çocuğunun cinsel eğitimi önemlidir
ve anne ve baba kız ve erkek çocuklarına bu konuda eğer soru
sorarlarsa biligi vermeli, korkutmamalı yetersiz kaldıkları noktada
yardım almalıdırlar. Cinsellik ile ilgili konuları tehlikeli, ayıp,
yasak olarak ele alan ailelerin çocukları bilgileri kendi başlarına
üstün körü ve sağlıksız yerlerden öğrenmektedirler. Bu
dönemde büyümek için sabırsızlanmalarına rağmen çocuksu
davranışlardan da doğal olarak kurtulamazşar ve ana babalar bu
noktada onları leştirmekten geri durmazlar,iletişim tekrara
bozulur. Genç anne babasının etkisinden kurtulmak isteğindedir ve
bunu yaparken onlarla çatışmak gerektiğini hissetmektedir. Gruba
ait olma ihtiyacıda bu dönemde belirginleşmeye başlar. Bu onun
kendi kimliğini bulma yolunda attığı önemli bir adımdır.
Genellikle aileden gelen baskılar onu bunalıma iter ve grubu
aile ile bir mucadele sembolü haline gelebilir. Kuşaklar
arası çatışmanın doğal olduğu bilinmektedir. Bu çatışmalar dört
farklı düzeyde oluşur ve çözümlenebilir. Bunlardan birincisi
engellenme karşısında oluşan öfkedir. Bu içinde hiçbir mantığı
içermeyen salt duyguyu barındırır ve çözmü bu kontrolsüz
duygunun boşaltılmasıdır. İkinci düzey bireylerin iç çarpıtmaları
ile ilgili düzeydir. Baba nın kız çocuğuna da kadınlarla ilgili
önyargılarını yansıtması buna örnek olarak verilebilir. Anna
babalar çogunlukla çocuklarını bir birey olarak görmekte zorlanırlar.
Çözümü çarpıtılmış algıların düzeltilmesdir. Üçüncü düzey
ise kişilerarası dengesizlikle ilgili düzeydir. Adaletsizlik ve
tarafardan birinin diğerini ezmesi bu durumu doğurur ve çözümü
arabuluculuktur ve doğru iletişimdedir. Size birazdan iletişim
hatalarından bahsedeceğim. Dördüncü ve son düzey ise ait olunan
grupların toplumsal çatışmalarıdır. Anneler babalar ve çocuklar
alt gruplarının birbirlerine grup olarak belli duguları vardır ve
bu toplumsaldır. Her birey bundan ne kadar etkilendiğini bilmelidir. İLETİŞİM
HATALARI
Dinlemek
ve empati sahip olunması gereken en önemli iki yetenek yada
beceridir.çocuklarımızı ya dinlemiyoruz yada kendimizi onların
yerine koymuyoruz. Yaratıcılık
ve spontanite ebeveynlerin ve toplumun el birliğiyle çocuklarında köreltikleri
iki önemli olgudur. Biz bunu yeniden kazandırmaya çalışıyoruz. Psikodrama
bu anlamda bize son derece geniş bir tedavi ve eğitim repartuarı
sunmaktadır. Yaratıcılığı kısıtlanmış topluma körü körüne
bağlı olan pasif bireyler yetiştirmemeniz dileğiyle.
Uzm.Psk.Dnş. Deniz ALTINAY |
|
Geleneksel
Tiyatroda Psikodrama | Yaratıcılık,
Spontanite ve Ruh Sağlığı
| Eş
ve Aile Tedavilerinde Psikodrama |